İngilizce Konuşmanın 5 Pratik Yolu

Yabancı bir dil öğrenenlere hedefleriniz neler diye sorsanız, neredeyse hepsinin cevabı “Akıcı konuşmak” olur. Yabancı bir dil öğrenirken restorandaki garsonlar, taksiciler, ev sahibiniz ya da öğretmeniniz gibi birçok insan ile konuşmak durumunda kalabilirsiniz. Dolayısıyla bunu yaparken kendinizi rahat hissetmeniz çok önemlidir. Tıpkı yazma, dinleme ya da diğer becerilerinizi geliştirmede olduğu gibi İngilizce konuşma becerinizi de hedeflediğiniz şekilde geliştirmek için kullanabileceğiniz birçok teknik bulunmaktadır. İşte size İngilizce konuşma pratiğinizi kolayca geliştirebileceğiniz 5 basit öneri:

 

  1. Practice makes perfect; başka bir deyişle pratik yapmak mükemmelliği getirir. İngilizce öğrenmek için kestirme yollar aramak yerine her fırsatta pratik yapmalısınız. Okulda derslerde, aynanın karşısında, tatilde turistlerle veya yurt dışında, yani her fırsatta pratik yapın.
  2. Kulaklarınızı açık tutun: Unutmayın İngilizce her yerde! Yabancı dilde altyazılı filmler, online videolar, haber kanalları ve radyolar yoluyla İngilizceye sürekli maruz kalabilirsiniz. Yapmanız gereken duyduğunuz İngilizce kelimelerini dinlemek, telaffuzunuzu ve sözcük dağarcığınızı geliştirmek.
  3. Gramer konusunda endişelenmeyin: Seri şekilde İngilizce konuşanların bile dil bilgisi hataları yaptığını unutmayın. Onları başarılı kılan yaptıkları hatalar konusunda endişelenmeden iletişim kurabilmeleri.
  4. Dinleyin, konuşun, okuyun, yazın ve bunu tekrar edin: Alışkanlık haline gelene kadar bu adımları takip etmeyi unutmayın.
  5. Yeni sözcükler öğrenin: Yeni sözcükler öğrenmeye telefonunuza İngilizceden İngilizceye bir sözlük yükleyerek başlayabilirsiniz. Diyelim ki okuduğunuz bir gazetede bilmediğiniz bir sözcükle karşılaştınız. Okumanızı sürdürüp bitirdikten sonra bilmediğiniz bu sözcük için sözlüğe bakabilir, anlamını öğrendikten sonra bu sözcüğü yaşatabilirsiniz. Kullanmadığınız her sözcüğün unutulmaya mahkûm olduğunu unutmayın. O sizi terk etmeden siz onu kullanın.

Ankara’da Görülmesi Gereken Müzeler

Ankara’da gezilecek yerlerin başında müzeler gelmektedir. Türkiye’nin tarihi, sosyal, kültürel ve siyasi alanlarında ilk müzecilik faaliyetini başlatan kuruluşların bulunduğu Başkent Ankara’da, birçok müze faaliyet göstermektedir. Toplam sayısı 74 olan birbirinden etkileyici Ankara müzeleri, genel olarak Ulus çevresinde bulunmaktadır. Tarihi ve farklı eserleri ile oldukça dikkat çeken bu müzelerin çoğuna müze kart ile ücretsiz olarak girebiliyor olmanız da sizler için ayrı bir avantaj sağlamaktadır.

 

 

Anıtkabir: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

Anıtkabir, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anıt mezarının bulunduğu ve Ankara denince ilk akla gelen yerdir. 1960’ta Anıtkabir Atatürk Müzesi adıyla açılan, 2002’de yeni eklenen bölümlerle Anıtkabir Atatürk Müzesi ve Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak hizmet veremeye devam eden müzede, uzun yıllar Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kullandığı ve kendisine yabancı devlet adamları tarafından hediye edilen eşyalar sergilenmektedir. 4 ana bölümden oluşan müzede; Atatürk’ün manevi evlatlarından Afet İnan, Rukiye Erkin, Sabiha Gökçen tarafından müzeye bağışlanan Atatürk’e ait eşyalar, Çanakkale Savaşları, Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruz’un anlatıldığı panaroma ile yağlı boya tablolar yer almaktadır. Ayrıca Mustafa Kemal Atatürk’ün kütüphanesinde yer alan 3.123 adet kitabın sergilendiği Atatürk Özel Kitaplığı da müzede bulunmaktadır.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

1997’de Avrupa’da yılın müzesi seçilen ve Dünya’nın sayılı müzelerinden biri olan Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Türkiye’nin en önemli müzelerinden bir tanesidir. Ankara Kalesi’nin dış duvarının güneydoğu kıyısında yeni işlev verilerek düzenlenmiş iki Osmanlı binasından oluşmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği ile Anadolu’dan toplanan eserleri sergilemek amacıyla uzun yıllar süren yenileme çalışmaları sonucunda müzeye dönüştürülmüştür.  Bugün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Anadolu Arkeolojisi, Paleolitik Çağ’dan başlayarak günümüze kadar kronolojik bir sırayla sergilenmeye devam etmektedir.

Etnografya Müzesi

Etnografya Müzesi, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinde ilk müze binası olarak yapılan yapıdır. Müzenin önünde bulunan bronzdan yapılmış at üzerinde Atatürk Heykeli 1927 yılında İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica tarafından yapılmıştır. Halktan toplanan eserlerle 1930 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır. 1938 yılında Atatürk’ün ölümü nedeniyle müzenin iç avlusu 15 yıl süreyle Atatürk’e geçici olarak mezar görevi yapmıştır. Müzenin iç kısmında bulunan mermer yazıtta “Burası 10.11.1938 tarihinde sonsuzluğa ulaşan Atatürk’ün 21.11.1938 tarihinden 10.11.1953 tarihine kadar yattığı yerdir” yazısı yer almaktadır. Ayrıca Osmanlı dönemi yayları, okları, çakmaklı tabancalar, tüfekler kılıç ve yatağanlar, Türk çini porselenleri ve Kütahya porselenleri, tasavvuf ve tarikatla ilgili eşyalar, Türk yazı sanatının güzel örneklerinden levhalar bulunmaktadır. Müzenin en önemli eserleri ise, Selçuklu döneminden Türk ağaç işçiliği örnekleridir.

Cumhuriyet Müzesi

Cumhuriyet Müzesi, II. Türkiye Büyük Millet Meclisinde binasında yer almaktadır. II. Türkiye Büyük Millet Meclisi binası 1923 yılında Mimar Vedat Tek tarafından Cumhuriyet Halk Mahfeli olarak tasarlanmış ve inşa edilmiştir. Ancak, I.Türkiye Büyük Millet Meclisi binası yeterli gelmeyince Atatürk’ün talimatıyla bu binanın işlevi değiştirilerek Meclis binası olarak düzenlenmiş ve 18 Ekim 1924’te hizmete açılmıştır. Binanın pencerelerinde görülen kemerler, cephelerdeki çini panolar, geniş saçaklar, Osmanlı ve Selçuklu motiflerinin kullanıldığı kalem işi süslemeli ahşap tavanlar  “Cumhuriyet Dönemi” mimarisini yansıtmaktadır.

ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi

2001 yılında kurulan ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi, MÖ 3500’lü yıllardan bugüne kadar kullanılan cihazların sergilenerek, teknoloji kültürünün korunması amaçlanmıştır. Uygulamalı Bilim Merkezi, Ulaşım Tarihi Sergisi, Bilim ve Teknoloji Tarihi Sergisi ve Açık Hava Sergi Alanı olmak üzere Bilim ve Teknoloji Koleksiyonu Sergi Alanı’ndaki faaliyetler 4 temel alanda yürütülmektedir.

Dünya üniversitelerini çeşitli kategorilerde değerlendiren 11 farklı kuruluşun yaptığı “Dünyanın En İyi 500 Üniversitesi sıralamasından en az birine giren 9 üniversitemiz var.

ODTÜ Enformatik Enstitüsü URAP’ın hazırladığı Türk Üniversitelerinin dünya üniversiteleri içindeki yerini gösteren rapor yayımlandı. Raporda makale ve atıf sayısı gibi göstergelerin etkili olduğu dünya üniversiteleri sıralamalarında Türk üniversitelerinin yeterince yükselemediği belirtildi. Ağırlıklı olarak US News&World Report, RUR ve CWUR sıralamalarında etkili olan akademik performansa dayalı sayısal verilerin kullanıldığı raporda dünya sıralamalarının en az birine giren 9 üniversitemiz şunlar:

 

 

ODTÜ 4 sıralamada (Webometrics, US NEWS, RUR ve QS),

Boğaziçi Üniversitesi 3 sıralamada (US NEWS, RUR ve QS),

İstanbul Üniversitesi 3 sıralamada (CWTS, CWUR ve ARWU),

Koç Üniversitesi 3 sıralamada (THE, RUR ve QS),

Sabancı Üniversitesi 3 sıralamada (THE, RUR ve QS),

İTÜ 2 sıralamada (US News ve RUR),

Hacettepe Üniversitesi 2 sıralamada (CWTS ve RUR),

İ.D. Bilkent Üniversitesi 2 sıralamada (RUR ve QS) ve

TOBB ETÜ 1 sıralamada (RUR) ilk 500’e giren üniversitelerimiz oldu.

 

                                                                   

 

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte geleneksel eğitim süreci ciddi bir dönüşüm geçirmektedir. İnovatif programların eğitim açısından önemi diğer ülkelerde olduğu gibi bizim ülkemizde de fazlasıyla değer kazanmıştır. İnovasyon bir icat değil, yapılmakta olanı farklılaştırmak ve daha kullanılır, daha yenilikçi bir hale getirmektir. En basit tanımıyla inovasyon; farklı, değişik, yeni fikirler geliştirmek ve bunları uygulamaktır. Eğitim ve öğretimde kullanılan inovatif programlardan bazıları şunlardır:

STEM

STEM, Science, Technology, Engineering ve Math’in (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) kısaltılması olan bir kelimedir. Dijitalleşen Dünya’da kullanılan cep telefonları, bilgisayar ve robotik sistemler sayesinde, sayısal mesleklere duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Bu sistemleri analiz edebilecek, kullanabilecek öğrencilerin üniversitelerde daha rahat eğitim alabilmeleri için STEM eğitimleri 1-12 yıllar arasında sunulmaktadır. Bu eğitim sistemi sayesinde öğrencilerin, geleceğin mesleklerine daha kolay hazırlanması amaçlanmıştır.

MATEMATİKA

MatematikA, öğrencileri soyutu görünür kılan oyun temelli öğrenme süreciyle üst düzey matematiğe ulaştırmaktadır. Çocuklarımızın soyut matematik kavramlarını içselleştirebilmeleri için okulumuzun geliştirdiği bir öğretim programıdır. Çıkış noktamız; uzamsal olarak matematiksel kavramları hissettirmek, özgün fikirler ortaya koyabilen, bunu sunabilen ve matematiksel anlamda tartışabilen, problem çözme becerisine sahip bireyler yetiştirmektir.

KODLAMA-ROBOTİK

Kodlama ya da programlama, bir bilgisayar sistemine ya da elektronik devreye işlem yaptırmak için yazılan komut dizisidir. Matematiksel işlemler bütünü olan programlamada bir metin, önceden belirlenmiş simgeler dizisine göre işaretlenir.  Kodlama, öğrencilerin karşılarına çıkan problemleri çözmelerini ve işbirliği içinde çalışmalarını sağlamaktadır. Çocukların ve olgun yaştaki öğrencilerin motor becerilerinin gelişimi, mekanik düzeneklerin nasıl çalıştığını keşfedebilmeleri ve parçaları söküp takarak montaj yapabilmeleri için birçok şirket tarafından özel robotik kitler ve setler üretilmektedir. Bu ürünler eğitici olmalarının yanında öğrencilerin keyifli vakit geçirebilecekleri bir hobi olma özelliği de taşımaktadır.

 

 

 

TOP