Meltem Ayhan Okulları eğitim ve kültür gezilerine devam ediyor. Ortaokul ve lise öğrencilerinin katıldığı İstanbul Gezisini 13-14 Nisan günlerinde gerçekleştirdik. Yoğun bir programı olan İstanbul gezimizde; Beşiktaş’ta bulunan Dolmabahçe Sarayı’nı, 1994 yılında iş adamı Rahmi Koç’un desteği ile açılan Koç Müzesi’ni, Miniatürk, ve İstanbul’un en büyük sarnıcı olan Yerebatan Sarnıcı’nı ziyaret ettik.

Bilimsel araştırmalar, çocukların zihinsel ve kişilik gelişimlerinin % 80’inin 0-6 yaş aralığında tamamlandığını gösteriyor. Bu süre içinde kazanılan davranışların etkisi yaşam boyunca devam ediyor. Çocukların oyun gereksinimlerini en iyi karşılayan ve onları eğitim öğretim dönemlerine hazırlayan kurumlar olan anaokulları, öğrencilerin öğrenmeye ilgi duymalarını sağlamaktadır.

Anaokulları, çocukların sözel faaliyetlerine, öz yaşam becerilerini geliştirmeye önem veren ve onlara hareket imkânı hazırlayan kurumlardır. Anaokulunda renk, sayı, ritim duygusu ve temel kavramlar çocuğun düşüncesine uygun bir biçimde somut hale getirilerek verilmektedir. Çocuklar kendilerini anaokulunda rahat ve özgür hissederler. Resimden müziğe hatta el işi becerilerini anaokullarında geliştirebilirler. Okul öncesi eğitimde yapılan etkinlikler ile çocuklar kendi yeteneklerini keşfedebilir, yaratıcı düşünme becerileri edinebilirler.

Türkiye’de kamuda ve özel sektörde 5 bin 430 anaokulu bulunmaktadır. 25.858 öğretmenin görev yaptığı bu okullarda toplam 1 milyon 59 bin 495 öğrenci eğitim görmektedir. Batıkent anaokulları bakımından önemli bir bölgedir. Batıkent bölgemizde anne babalar okul öncesi eğitimi, çocuk bakımı hizmeti olarak değil eğitimin bir parçası olarak değerlendirmektedirler. Eğitimin diğer kademelerinde yıllardır hizmet veren Meltem Ayhan Okulları, anaokulu eğitimini örgün eğitimin zorunlu bir kademesi olarak görmektedir.

İsmini Yunancada “çevre” sözcüğünün ilk harfi olan π simgesinden alan, bir dairenin çevresinin çapına oranını gösteren, matematikte kullanılmakta olup değerinin tam olarak bilinmemesiyle birlikte 250 yıldır 3,14 olarak kabul edilen sabit sayıya Pi Sayısı denilmektedir. Pi sayısını Babilliler 3 ya da 3,125 olarak kabul ederken, Mısırlılar ise 3,1604 şeklinde kullanmışlardır. Ünlü Türk matematikçi olan Semerkandlı Gıyaseddün Cemşid El Kaşi, ilk defa 1436 yılında Pi sayısının değerini 16 ondalığa kadar hesaplayarak, tarihe ismini yazdırmayı başarmıştır. Her yıl, Pi Sayısı kabul edilen 3,14 (3’üncü ayın 14’ü) 14 Mart’ta matematik tutkunları tarafından kutlanılan Pi Günü, ayrıca ünlü bilim adamı Einstein’ın doğum günüdür. İlk kez 1998 yılında San Francisco Exploratorium’da ünlü bir fizikçi olan Larry Shaw tarafından ilan edilen Pi Günü, Türkiye’de ilk kez 2007 senesinde kutlanmıştır.

Yabancı bir dil öğrenenlere hedefleriniz neler diye sorsanız, neredeyse hepsinin cevabı “Akıcı konuşmak” olur. Yabancı bir dil öğrenirken restorandaki garsonlar, taksiciler, ev sahibiniz ya da öğretmeniniz gibi birçok insan ile konuşmak durumunda kalabilirsiniz. Dolayısıyla bunu yaparken kendinizi rahat hissetmeniz çok önemlidir. Tıpkı yazma, dinleme ya da diğer becerilerinizi geliştirmede olduğu gibi İngilizce konuşma becerinizi de hedeflediğiniz şekilde geliştirmek için kullanabileceğiniz birçok teknik bulunmaktadır. İşte size İngilizce konuşma pratiğinizi kolayca geliştirebileceğiniz 5 basit öneri:

 

  1. Practice makes perfect; başka bir deyişle pratik yapmak mükemmelliği getirir. İngilizce öğrenmek için kestirme yollar aramak yerine her fırsatta pratik yapmalısınız. Okulda derslerde, aynanın karşısında, tatilde turistlerle veya yurt dışında, yani her fırsatta pratik yapın.
  2. Kulaklarınızı açık tutun: Unutmayın İngilizce her yerde! Yabancı dilde altyazılı filmler, online videolar, haber kanalları ve radyolar yoluyla İngilizceye sürekli maruz kalabilirsiniz. Yapmanız gereken duyduğunuz İngilizce kelimelerini dinlemek, telaffuzunuzu ve sözcük dağarcığınızı geliştirmek.
  3. Gramer konusunda endişelenmeyin: Seri şekilde İngilizce konuşanların bile dil bilgisi hataları yaptığını unutmayın. Onları başarılı kılan yaptıkları hatalar konusunda endişelenmeden iletişim kurabilmeleri.
  4. Dinleyin, konuşun, okuyun, yazın ve bunu tekrar edin: Alışkanlık haline gelene kadar bu adımları takip etmeyi unutmayın.
  5. Yeni sözcükler öğrenin: Yeni sözcükler öğrenmeye telefonunuza İngilizceden İngilizceye bir sözlük yükleyerek başlayabilirsiniz. Diyelim ki okuduğunuz bir gazetede bilmediğiniz bir sözcükle karşılaştınız. Okumanızı sürdürüp bitirdikten sonra bilmediğiniz bu sözcük için sözlüğe bakabilir, anlamını öğrendikten sonra bu sözcüğü yaşatabilirsiniz. Kullanmadığınız her sözcüğün unutulmaya mahkûm olduğunu unutmayın. O sizi terk etmeden siz onu kullanın.
TOP