Bilimsel araştırmalar, çocukların zihinsel ve kişilik gelişimlerinin % 80’inin 0-6 yaş aralığında tamamlandığını gösteriyor. Bu süre içinde kazanılan davranışların etkisi yaşam boyunca devam ediyor. Çocukların oyun gereksinimlerini en iyi karşılayan ve onları eğitim öğretim dönemlerine hazırlayan kurumlar olan anaokulları, öğrencilerin öğrenmeye ilgi duymalarını sağlamaktadır.

Anaokulları, çocukların sözel faaliyetlerine, öz yaşam becerilerini geliştirmeye önem veren ve onlara hareket imkânı hazırlayan kurumlardır. Anaokulunda renk, sayı, ritim duygusu ve temel kavramlar çocuğun düşüncesine uygun bir biçimde somut hale getirilerek verilmektedir. Çocuklar kendilerini anaokulunda rahat ve özgür hissederler. Resimden müziğe hatta el işi becerilerini anaokullarında geliştirebilirler. Okul öncesi eğitimde yapılan etkinlikler ile çocuklar kendi yeteneklerini keşfedebilir, yaratıcı düşünme becerileri edinebilirler.

Türkiye’de kamuda ve özel sektörde 5 bin 430 anaokulu bulunmaktadır. 25.858 öğretmenin görev yaptığı bu okullarda toplam 1 milyon 59 bin 495 öğrenci eğitim görmektedir. Batıkent anaokulları bakımından önemli bir bölgedir. Batıkent bölgemizde anne babalar okul öncesi eğitimi, çocuk bakımı hizmeti olarak değil eğitimin bir parçası olarak değerlendirmektedirler. Eğitimin diğer kademelerinde yıllardır hizmet veren Meltem Ayhan Okulları, anaokulu eğitimini örgün eğitimin zorunlu bir kademesi olarak görmektedir.

İsmini Yunancada “çevre” sözcüğünün ilk harfi olan π simgesinden alan, bir dairenin çevresinin çapına oranını gösteren, matematikte kullanılmakta olup değerinin tam olarak bilinmemesiyle birlikte 250 yıldır 3,14 olarak kabul edilen sabit sayıya Pi Sayısı denilmektedir. Pi sayısını Babilliler 3 ya da 3,125 olarak kabul ederken, Mısırlılar ise 3,1604 şeklinde kullanmışlardır. Ünlü Türk matematikçi olan Semerkandlı Gıyaseddün Cemşid El Kaşi, ilk defa 1436 yılında Pi sayısının değerini 16 ondalığa kadar hesaplayarak, tarihe ismini yazdırmayı başarmıştır. Her yıl, Pi Sayısı kabul edilen 3,14 (3’üncü ayın 14’ü) 14 Mart’ta matematik tutkunları tarafından kutlanılan Pi Günü, ayrıca ünlü bilim adamı Einstein’ın doğum günüdür. İlk kez 1998 yılında San Francisco Exploratorium’da ünlü bir fizikçi olan Larry Shaw tarafından ilan edilen Pi Günü, Türkiye’de ilk kez 2007 senesinde kutlanmıştır.

Yabancı bir dil öğrenenlere hedefleriniz neler diye sorsanız, neredeyse hepsinin cevabı “Akıcı konuşmak” olur. Yabancı bir dil öğrenirken restorandaki garsonlar, taksiciler, ev sahibiniz ya da öğretmeniniz gibi birçok insan ile konuşmak durumunda kalabilirsiniz. Dolayısıyla bunu yaparken kendinizi rahat hissetmeniz çok önemlidir. Tıpkı yazma, dinleme ya da diğer becerilerinizi geliştirmede olduğu gibi İngilizce konuşma becerinizi de hedeflediğiniz şekilde geliştirmek için kullanabileceğiniz birçok teknik bulunmaktadır. İşte size İngilizce konuşma pratiğinizi kolayca geliştirebileceğiniz 5 basit öneri:

 

  1. Practice makes perfect; başka bir deyişle pratik yapmak mükemmelliği getirir. İngilizce öğrenmek için kestirme yollar aramak yerine her fırsatta pratik yapmalısınız. Okulda derslerde, aynanın karşısında, tatilde turistlerle veya yurt dışında, yani her fırsatta pratik yapın.
  2. Kulaklarınızı açık tutun: Unutmayın İngilizce her yerde! Yabancı dilde altyazılı filmler, online videolar, haber kanalları ve radyolar yoluyla İngilizceye sürekli maruz kalabilirsiniz. Yapmanız gereken duyduğunuz İngilizce kelimelerini dinlemek, telaffuzunuzu ve sözcük dağarcığınızı geliştirmek.
  3. Gramer konusunda endişelenmeyin: Seri şekilde İngilizce konuşanların bile dil bilgisi hataları yaptığını unutmayın. Onları başarılı kılan yaptıkları hatalar konusunda endişelenmeden iletişim kurabilmeleri.
  4. Dinleyin, konuşun, okuyun, yazın ve bunu tekrar edin: Alışkanlık haline gelene kadar bu adımları takip etmeyi unutmayın.
  5. Yeni sözcükler öğrenin: Yeni sözcükler öğrenmeye telefonunuza İngilizceden İngilizceye bir sözlük yükleyerek başlayabilirsiniz. Diyelim ki okuduğunuz bir gazetede bilmediğiniz bir sözcükle karşılaştınız. Okumanızı sürdürüp bitirdikten sonra bilmediğiniz bu sözcük için sözlüğe bakabilir, anlamını öğrendikten sonra bu sözcüğü yaşatabilirsiniz. Kullanmadığınız her sözcüğün unutulmaya mahkûm olduğunu unutmayın. O sizi terk etmeden siz onu kullanın.

Ankara’da gezilecek yerlerin başında müzeler gelmektedir. Türkiye’nin tarihi, sosyal, kültürel ve siyasi alanlarında ilk müzecilik faaliyetini başlatan kuruluşların bulunduğu Başkent Ankara’da, birçok müze faaliyet göstermektedir. Toplam sayısı 74 olan birbirinden etkileyici Ankara müzeleri, genel olarak Ulus çevresinde bulunmaktadır. Tarihi ve farklı eserleri ile oldukça dikkat çeken bu müzelerin çoğuna müze kart ile ücretsiz olarak girebiliyor olmanız da sizler için ayrı bir avantaj sağlamaktadır.

 

 

Anıtkabir: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

Anıtkabir, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anıt mezarının bulunduğu ve Ankara denince ilk akla gelen yerdir. 1960’ta Anıtkabir Atatürk Müzesi adıyla açılan, 2002’de yeni eklenen bölümlerle Anıtkabir Atatürk Müzesi ve Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak hizmet veremeye devam eden müzede, uzun yıllar Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kullandığı ve kendisine yabancı devlet adamları tarafından hediye edilen eşyalar sergilenmektedir. 4 ana bölümden oluşan müzede; Atatürk’ün manevi evlatlarından Afet İnan, Rukiye Erkin, Sabiha Gökçen tarafından müzeye bağışlanan Atatürk’e ait eşyalar, Çanakkale Savaşları, Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruz’un anlatıldığı panaroma ile yağlı boya tablolar yer almaktadır. Ayrıca Mustafa Kemal Atatürk’ün kütüphanesinde yer alan 3.123 adet kitabın sergilendiği Atatürk Özel Kitaplığı da müzede bulunmaktadır.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

1997’de Avrupa’da yılın müzesi seçilen ve Dünya’nın sayılı müzelerinden biri olan Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Türkiye’nin en önemli müzelerinden bir tanesidir. Ankara Kalesi’nin dış duvarının güneydoğu kıyısında yeni işlev verilerek düzenlenmiş iki Osmanlı binasından oluşmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği ile Anadolu’dan toplanan eserleri sergilemek amacıyla uzun yıllar süren yenileme çalışmaları sonucunda müzeye dönüştürülmüştür.  Bugün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Anadolu Arkeolojisi, Paleolitik Çağ’dan başlayarak günümüze kadar kronolojik bir sırayla sergilenmeye devam etmektedir.

Etnografya Müzesi

Etnografya Müzesi, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinde ilk müze binası olarak yapılan yapıdır. Müzenin önünde bulunan bronzdan yapılmış at üzerinde Atatürk Heykeli 1927 yılında İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica tarafından yapılmıştır. Halktan toplanan eserlerle 1930 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır. 1938 yılında Atatürk’ün ölümü nedeniyle müzenin iç avlusu 15 yıl süreyle Atatürk’e geçici olarak mezar görevi yapmıştır. Müzenin iç kısmında bulunan mermer yazıtta “Burası 10.11.1938 tarihinde sonsuzluğa ulaşan Atatürk’ün 21.11.1938 tarihinden 10.11.1953 tarihine kadar yattığı yerdir” yazısı yer almaktadır. Ayrıca Osmanlı dönemi yayları, okları, çakmaklı tabancalar, tüfekler kılıç ve yatağanlar, Türk çini porselenleri ve Kütahya porselenleri, tasavvuf ve tarikatla ilgili eşyalar, Türk yazı sanatının güzel örneklerinden levhalar bulunmaktadır. Müzenin en önemli eserleri ise, Selçuklu döneminden Türk ağaç işçiliği örnekleridir.

Cumhuriyet Müzesi

Cumhuriyet Müzesi, II. Türkiye Büyük Millet Meclisinde binasında yer almaktadır. II. Türkiye Büyük Millet Meclisi binası 1923 yılında Mimar Vedat Tek tarafından Cumhuriyet Halk Mahfeli olarak tasarlanmış ve inşa edilmiştir. Ancak, I.Türkiye Büyük Millet Meclisi binası yeterli gelmeyince Atatürk’ün talimatıyla bu binanın işlevi değiştirilerek Meclis binası olarak düzenlenmiş ve 18 Ekim 1924’te hizmete açılmıştır. Binanın pencerelerinde görülen kemerler, cephelerdeki çini panolar, geniş saçaklar, Osmanlı ve Selçuklu motiflerinin kullanıldığı kalem işi süslemeli ahşap tavanlar  “Cumhuriyet Dönemi” mimarisini yansıtmaktadır.

ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi

2001 yılında kurulan ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi, MÖ 3500’lü yıllardan bugüne kadar kullanılan cihazların sergilenerek, teknoloji kültürünün korunması amaçlanmıştır. Uygulamalı Bilim Merkezi, Ulaşım Tarihi Sergisi, Bilim ve Teknoloji Tarihi Sergisi ve Açık Hava Sergi Alanı olmak üzere Bilim ve Teknoloji Koleksiyonu Sergi Alanı’ndaki faaliyetler 4 temel alanda yürütülmektedir.

TOP